CİLDİNİZİN ZAMANLA SAVAŞI

CİLDİNİZİN ZAMANLA SAVAŞI

Cildimizi gerçekten zamanın etkilerinden korumak mümkün mü?
Cilt, biyolojik yaşlanma, genetik faktörler ve dış etkenlerden ( güneş ışınları gibi) nemini, tazeliğini, temizliğini kaybetmektedir. Bazı cilt tipleri daha çabuk yaşlanma gösterirken, bazıları zamana karşı daha çok direnebilmektedir. Cildin yaşlanması, derinin alt tabakalarındaki hücrelerdeki DNA, RNA’daki değişikliklerle meydana gelmektedir. Derideki yaşlanma da vücudun içindeki herhangi bir yaşlanmadan farklı değildir. Düzensiz hayat tarzı (yetersiz uyku,dengesiz beslenme ), hava kirliliği de yaşlanma sürecini etkilemektedir.
Yaşlanmayı önlemek konusunda estetik cerrahiye ihtiyaç duyacak hale gelmeden önce yapılabilecek elbette pek çok şey vardır. Öncelikle cildinize uygun dermatolojik ürün seçimi çok önemlidir. Uygun ürün seçiminden sonra haftalık, aylık, yıllık yapılacak bakım seanslarına sadık olmalısınız. Bütün bunlardan sonra yaşlanmayı artırıcı dış çevre faktörlerinden uzak durmak sizin yararınıza olacaktır. Bu faktörlerin cildinize ne şekilde yaşlanmayı artırıcı etkide bulunduğunu şöyle özetleyebiliriz ;

Sigara : Hücrelerin dolaşımını engelleyerek yaşlanma sürecini hızlandırır. Ayrıca duman, C vitaminini yok eden bir kimyasal salgılanmasına sebep olur. Böylece cildin gergin görünmesini sağlayan kollogen üretimi engellenir.

Alkol : Alkol vücudun C vitaminini ve B vitamini depolarını tüketir ve cildin nemini kaybetmesine yol açar.

Çevre faktörleri : Sıcaklık, deterjan, sabun gibi maddeler, soğuk-sıcak, bazı metaller (kurşun,alümiyum,civa) cildin yaşlanmasına etki eder.

UVA-UVB : Işınların cildimizdeki etkilerini azaltmak için yaz aylarında olduğu gibi her mevsim güneşi yansıtan, güneş filtresi içeren dermatolojik güneş koruma kremlerini kullanmak gerekir.
Her geçen gün artan kırışıklıkların oluşmasını geciktirme yöntemlerini, akılcı yoldan bulabilmeniz dileğiyle…

Continue Reading