Spor Ve Egzersiz Yaşam Kalitesini Arttırır

Bireysel ya da grup halinde yapılan, belli kuralları olan aktiviteler genellikle spor olarak adlandırılır. Egzersiz ise biraz daha esnek kurallarla basit anlamda yapılan aktivitelerdir. Spor ya da egzersiz bedensel aktivitelerin hepsi hem bedenin hem de zihnin işleyişini etkilemektedir. Bedenin yapısına ve özelliklerine uygun şekillerde seçilen spor, bireysel ya da takım halinde yapıldığı gibi bir araç örneğin top, lastik vb gibi, bir hayvan ile de yapılabilir binicilik gibi.spor ve egzersiz, spor ve egzersizin faydaları, spor ve egzersizin bize kattıkları

Spor Ve Egzersizin Bedensel Yararları
Bedenin kas ve kemik yapısına uygun bir spor seçilmelidir. Bu seçimi etkileyecek en önemli belirleyici sağlık koşulları, yaş ve doktorunuzun önerisidir. Kas ve iskelet yapısının esneklik kazanması, kasların çalışarak gelişimin sürdürülmesi birçok açıdan yararlıdır. Kasların çalışması, enerjinin yakılması, yağ oluşumunu önlemektedir. Özellikle kalp ritminin düzenlenmesi, bacak ve karın kaslarının çalışması beden yapısını olumlu anlamda etkilemektedir. Örneğin masa başı işi olanların boyun, omuz, bel ve kol ağrıları oldukça fazladır. Mesleki rahatsızlıkların önüne geçmek için spor ve egzersiz yapılması gerekmektedir. Bacak, bel ve boyun kaslarının senkronize çalışması beden için uyumludur. Kan basıncının düzenlenmesi bedenin genel anlamda ihtiyacı olan şeydir. Spor ve egzersiz kan dolaşımını ve basıncı düzenleyerek insanı birçok rahatsızlıktan korumaktadır. Solunum sisteminin düzenli çalışması, kasların ve kemik yapısının güçlenmesi vücudun direncini arttırmaktadır. Spor ve egzersiz bağışıklık sistemini de güçlendirerek özellikle bulaşıcı hastalıklardan korur. Ayrıca meydana gelebilecek organ yetersizlikleri ortadan kalkar.  Düzenli spor aktiviteleri yağ yakımını hızlandırdığından kişinin kilo kaybına neden olur. Fazla kilolardan kurtulan bireyler vücutlarının doğal oranına ulaşır ve sağlıklı bir bedensel yapıya kavuşur.

Spor Ve Egzersizin Zihinsel Faydaları
Düzenli şekilde gerçekleşen spor ve egzersiz aktiviteleri sağlıklı bir vücudun ortaya çıkmasına neden olur. Solunum ve dolaşım sisteminin düzenli çalışmasıyla zihinsel bir rahatlama sağlanır. Bedenin salgıları spor ve egzersizler düzene girerek mutluluk ve enerjinin ortaya çıkmasını sağlar. Sağlıklı bireyler doğru karar alma becerileri yüksek kişilerdir. Sporun günlük hayatı düzenleme, bedenin sağlığını üst seviyelere çıkarmasıyla zihinsel aktiviteleri de arttırır. Sağlıklı bir beden yapısı sağlıklı karar alma sürecinin temelidir.

Daha fazlası...

Annelerin bebekleri ile bağları ve davranışları

Birçok uzmanın yıllardır üzerinde durmuş olduğu araştırma konularından bir tanesi de anne ile bebek arasında meydana gelen mucizevi duygusal bağdır. Uzmanlar tarafından hem fikir olunan şeylerden biri de anne ile bebek arasındaki duygusal bağın bebeğin anne rahmine düşmesi ile birlikte başladığı konusudur.anne ve bebek iletişimi, anne ve bebekleri, annelerin bebekleri ile bağları

Bebek anne rahmine düştükten sonra meydana gelen fizyolojik ve hormonsal olaylar ile birlikte zamanla annesine karşı sevgi duymakta ve aynı şekilde anne de bebeğine karşı sevgi ve şefkat barındırmaktadır. Devamında gelen bebeğin büyümesi üzerine artık tekme atması ile birlikte de artık anne bebeğini sadece ruhen değil gerçek olarak da hissedebilmektedir. Artık bebeğini karnında hissedebilen anne ise bebeğine karşı çok daha büyük bir sevgi ve bağlılık duymaktadır.

Anne bebeğinin ilk öğretmeni

Bebeklerin gerek anne karnındayken gerekse de doğduktan sonra her zaman ilk duydukları ses, ilk hissettikleri ten, ilk gördükleri bakış hem anneleri tarafından olmuştur. Aynı zamanda hayatlarının devam eden kısmında da hem yemek yemeyi öğrenmesi, hem tuvalet eğitimi hem de yürüme alışkanlıklarını annelerinden öğrenmektedir. Yani anneler sadece bebeklerin annesi değil aynı zamanda ilk öğretmeni de olmaktadır. Annelerin üzerine düşen bu büyük sorumluluklarla beraber çocuğun yanında nasıl davranması gerektiği de farklı bir sorumluluk yüklemektedir.

Anne ile bebek arasındaki iletişim

Bebekler anne karnında oldukları andan itibaren anneleri ile iletişim halindedirler. Anneleri ile oluşan göbek bağı sonucunda annenin hissettiği her duyguyu olumlu veya olumsuz bebek de hissetmek de bebeğin de fizyolojisi bu duygularla beraber değişebilmektedir. Örneğin; annenin bir şeyden aniden korkması üzerine salgılamış olduğu adrenalin hormonu sonucunda vücudundaki kan akımının hızlanması ve diğer gerçekleşen organlardaki değişimler bebekte de meydana gelmektedir. Bu nedenle anneler bebeklerini karnında taşıdıkları sürece stres, sinir veya üzüntüden oldukça uzak durmalı ve bebeğinin sağlığını korumalıdır.

Bebek annesine karşı hissetmiş olduğu sonsuz güven ve sevgi sonucunda annesinin söylediklerine ve yaptıklarına karşı da aynı duyguları beslemektedir. Bu nedenle bebeklerin yaptıkları her davranışlarında annelerini görebilirsiniz. Bu da demek oluyor ki anneler bebeklerinin yanında yaptıkları her şeyden sorumlu olup, çok daha dikkatli konuşmalı ve davranmalıdırlar.

Daha fazlası...

Çocuğunuzda Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık problemi aslında sevilen bir kişinin paylaşılamamasından doğar ve aslında davranışların yanı sıra çocuklarda kıskançlık içgüdüleri yüzünden olmaktadır. Yaşamın her döneminde karşılaşırız belki ancak çocuklarda daha belirgin olarak gözlemlenebildiğinden daha dikkat çekici bir hal alabilmektedir. Çocuk belirli bir yaşa geldiğinde herkesi kendisinden daha iyi zanneder. Özellikle yeni doğan kardeş kıskançlığı kimi zaman çocuğunuzun ilerleyen yaşantısını bile etkileyecek davranış bozukluklarına sahne olacaktır. Altını ıslatma parmak emme gibi belirtileri olan kıskançlığın önüne geçebilmek doğru hareketi kazandırmak adına çaba sarf etmeniz gerekmektedir.kardeş kıskançlığı, çocuklarda kardeş kıskançlığı, kardeş kıskançlığına öneriler

Çocuğunuzda Kardeş Kıskançlığı Nedenleri

Kıskançlık çok doğal bir duygudur çocuğun sizi paylaşamamasından kaynaklanır ve temelinde güvensizlik vardır. Tüm ilgi kendisinde iken paylaşması gerekmekte ve artık kardeşine de ilgi paylaşımı yapılmaktadır. Bebeğe karşı görünse bile kızgınlık aslında anne babayadır ve amaç onları cezalandırmaktır. Böyle bir durumda çocuk terkedilmiş ve güvensiz hissetmeye başlar ki sonucu kırgınlık duyguları gelişir. Çocuğun bebeğe hoşgörüsü ebeveyniyle arasındaki ilişkiye anne babanın tutumuna bağlıdır. Yaş farkı da çok fazla etken olabilmekte yaş farkı az ise kıskançlık oranı daha da artış göstermektedir. Dışarıdan gelen müdahalelerde çocukta olumsuz düşüncelere neden olabilmektedir. Cinsiyet farkından dolayı da kendine kızgınlık gelişebilir ben neden erkeğim o kız gibi soruları kendine yönelterek hatayı kendinde arayabilir.

Çocuğunuzdaki Kardeş Kıskançlığına Öneriler

Daha henüz doğmadan önce anlayacağı bir dille ailenin yeni üyesinden ona bahsedilmesi ortamın biraz daha karışık ve heyecanlı bir hal alabileceği sık misafir geleceğinden dolayı yorgun olabilecekleri belirtilmelidir. Ayrıca bebeğin küçük olmasından dolayı ilgiye muhtaç olduğundan onunla biraz daha fazla vakit geçirilmek zorunda olunacağı ancak zamanla her şeyin tekrar düzene gireceği anlatılmalıdır. Kardeş kıskançlığını önlemek için çocuğunuzu yüreklendirin ne kadar iyi anlaştıklarını ifade etmeye çalışın sizin övgünüzü hak etmek için elinden geleni yapacaktır. Kardeşi için yapabilecekleri konusunda ona da sorumluluklar yüklemekten kaçınmayın. Beraber vakit geçirebilmelerini sağlayın kardeşinin ona ihtiyacı olduğunu hissettiğinde aralarında bağ kurulacaktır. Sonuçta ne olursa olsun onlar kardeştir ilerleyen zamanlarda kavga da etseler aralarındaki bağ hiçbir şekilde kopmayacaktır.

Daha fazlası...

Bayanlar Kişisel Bakımda Nelere Dikkat Etmelidir

Bayanlar şıklıklarına önem verdikleri kadar kişisel bakımlarına d önem verirler. Herkes tarafından bilinir ki bayanların hiç vazgeçemeyecekleri tek kıyafetleri ciltleridir. Bu yüzden bu kıymetli hazinelerine oldukça önem verirler. Onu korur kollar ve gereken önemi gösteririler. Şimdi birde önümüz kış cildimiz hava değişiminden dolayı sorunlar yaşayacak ve bu sorunları en aza indirmemiz içinde yapmamız gereken bakımlar olacaktır. Yazın kumda güneşte iyice kavrulan cildimiz kış aylarında kuruma sorunun çok fazla yaşayacaktır. Bunun için yapmanız gereken nemlendirici kremler kullanmak ve yağlı vücut losyonları kullanmak cildinize iyi gelecektir. Eğer nemlendiriciler kurumuş cildinize yeterli gelemiyorsa bebe yağı rahatlıkla kullanabilir ve cildinizi yumuşatırken parlak bir görüntüye sahip olabilirsiniz.  Bir diğer ve en önemli konu yüzümüzde oluşacak olan sorunlar tıpkı vücudumuzda olduğu gibi yüzünüzde hava değişikliğinden kabuklanabilir kuruyup pul pul dökülebilir. Bunun için yapmanız gereken yine güvendiğiniz bir markanın nemlendiricisi olurken birçok zeytin yağlı ve limonlu maskeler yaparak hem cildinizi canlandırabilir hem de o kötü görüntüden kurtulabilirsiniz. Özellikle kişisel bakımda çok önemli bir unsur olan vajina bakımı için kullanacağınız ürünlerin kalitesi oldukça önemlidir. Vajina bölgesi hassas bir bölge olduğu için en hassas ürünleri kullanarak temizliğine dikkat ederek bakım yapmalısınız.kişisel bakım, bayanlar için kişisel bakım, kişisel bakımda nelere dikkat edilmeli

Özel Maskeler Deneyebilirsiniz

Bu dönemde özellikle yazın deniz kum güneş üçlüsünü çok fazla kullanan bayanlar saçları ile ilgili de sorunlar yaşaya bilmektedir. Sürekli tuzlu ve klorlu suya maruz kalan saçlar kırılıp dökülürken çok kötü bir görüntü oluşturabiliyorlar. Bu görüntüye sahip olmak istemeyen bayanlar bekli bir kuaför giderek kırıklarını aldırabilirler. Eğer saçlarınızı kestirmek istemiyorsanız yine zeytin yağlı maskeler yaparak saçlarınızın beslenmesini ve daha parlak bir görüntü elde etmesini sağlayabilirsiniz. Bayanların büyük bir kabusu olan epilasyon(ağda) sonrası ve öncesi yapılması gereken birçok yöntem vardır. Mesela; ağda yaptırmadan en az yarım saat önce eczaneden alacakları bir kremle ağda yapacakları bölgeyi uyuşturarak daha az acı çekeceklerdir. Sonrasında ise kullanacakları ferahlatıcı yağlarla ve bebe pudrası ile de daha az tahriş olarak kurtulabilirler. Bu ve buna benzer bir çok bakım yazıları için sayfadan rahatlıkla bilgi alabilir sizde sizin için en uygun bakımı kendinize uygulayabilirsiniz. Çirkin çiçek yoktur fakat bakımsızlıktan solan çiçek çoktur.

Daha fazlası...

Aldığımız eğitimin seviyesi

Eğitim çok eski zamanlardan süregelen günümüzde en taze haliyle karşımıza çıkmaktadır. Eğitim çok eskiye dayanması bilimin eskidiği anlamına gelmez. Çünkü bilim gün geçtikçe gelişmeye devam etmektedir. Gelişen dünyamızı belki de bilime borçluyuzdur. Özellikle de araştırmalara ve insanların çalışma gücüne bağlı olarak çalışmalar yapmak hayatımıza büyük faydalar sağlamaktadır. Bilim dünyası ilk başta üniversiteler kurularak başlamıştır. Ve genellikle Hristiyan kökenli ülkelerde bu eğitim başlamıştır. Her zaman eğitim için güzel bir şeyler yapılması için insanlar uğraş sarf ederek çevresindeki insanlara da fayda sağlamak istemişlerdir. O yüzden bilim de gelişmiş hayatımızda daha kolay bir hale gelmiştir. Araştırmaların sonucunda çok sayıda buluş ve yeni fikirler ortaya çıkmıştır. İnsanlar bunu fark ettikçe daha fazla çalışmalar yapmaya başlamışlardır.eğitim, eğitim sistemi, güncel eğitim

                Eğitimin reformcusu

Şuan ki eğitim hayatımıza ünlü Amerikan filozof, psikolog ve eğitim reformcusu John Dewey‘nin sayesinde gelmiştir. Ünlü filozof çalışmaların bu şekilde olmasının faydalı olacağını düşünerek bir sistem geliştirmiştir. Bu sistem sayesinde insanlarda daha kalıcı bir eğitim olacağını düşünmüş ve böyle bir program düşünmüş. Bu ünlü filozof ve psikolog John tarafından alınan ilham sayesinde eğitimin insanların kafalarında daha kalıcı hale gelmesi büyük işler çıkmasında faydalı oluyor. Daha sonra üzerine eklenen gelişmeler sayesinde de günümüzde karşımıza çıktığı gibidir. Eğitimin bugününü anlamak için de dünü bilmek daha faydalı olacaktır. bu şekilde düşünen bireyler sonucundan da memnun kalacaklardır.

                Bugün aldığımız eğitime felsefeden bakmak

İnsanlar hayatlarında büyük değişimler yaşamak için çalışma isteği duyarlar. Özellikle de günümüzde verilen eğitim insanların faaliyetleri üzerinde büyük etki sağlamaktadır. Bu uygulama şimdiye kadar yaşanan en karmaşık uygulamadır. Genel bir bakış ile baktığımızda eğitim, insanlara bir takım becerileri öğretim ve öğrenim şeklinde hayatımıza sokan durumdur. Aslına bakılırsa bilgi almayı sezgisel ve akıl işlevi şeklinde almaktayız. Bu şekil eğitimi tamamen soyut bir halden somut şekline çevirerek daha kalıcı olmasını sağlamaktayız. Aslına bakılırsa eğitimin felsefe dilinde amacı, doğası ve içeriğine ulaşmak ile ilgili alanlarla ilgilenir. Bilginin kendisinin yanı sıra zihinsel bir durum ile daha kalıcı olması şeklinde çözülmektedir.

Daha fazlası...

Bitkilerle Hastalığa Dur Diyebilirsiniz

Her mevsim dönüşlerinde hastalıklar artar. Kış hastalıklarını engellemek için öncelik bağışıklı sisteminin güçlü olmasını sağlamaktan geçer. Beslenmeye dikkat edilerek bir nebze de olsa hastalıkları atlatmak ya da hafif geçirmek elimizde olmalıdır. Kış aylarında vücudun en büyük eksikliği vitaminlerdir. Bu eksiklik doğal meyve ve sebzelerin yanı sıra bitkilerle de giderilebilir. Bu bitkilerin başında ekinezya, tarçın, yeşil çay, ıhlamur, zencefil, zerdeçal sayılabilir. Ekinezya bitkisi üst solunum yolları için birebir bir bitkidir. Çayı demlenerek içilir. Yeşil çay vücutta iltihaplanmayı önler, bağışıklık sistemini arttırır. Günde 2 bardağa kadar yeşil çay içimi insan vücudu için faydadır. Zencefili ister yemeklerinizde ister içerek tüketebilirsiniz. Antibakteriyel özellikle birlikte bağışıklıkta ve iltihap yok edici özelliği ile faydası tartışılmazdır.bitkilerden gelen sağlık, bitkiler ve sağlık, faydalı bitkiler

Bitkileri günümüzde rahatlıkla aktarlarda hatta hatta marketlerde bile rahatlıkla bulabiliriz. Mesela ıhlamur ve adaçayı vücudumuzda bir kırıklık hissedilen anda tüketildiğinde faydasını çok kısa zamanda hissedileceği gerçeği kanıtlanmıştır. Soğuk algınlığı şikayetlerinde veya boğazda tahriş durumlarında yardımcıdır. Kış aylarında aynı zamanda pekmezin faydası büyüktür. Ihlamur, adaçayı, zencefil gibi bitki çaylarınıza biraz da pekmez eklenirse bağışıklık sağlanması adına ilk adımı atmış olursunuz.

Özellikle karadut pekmezi önerilenler arasındadır. Boğaz yolları enfeksiyonlarında birebir yardımcıdır. Küçük çocuklarda yaşanan üst solunum yolları rahatsızlıklarında sayısızca verilen ilaçlar antibiyotikler yerine belki de her gün bir kaşık pekmezle hastalığa dur demenin yolu en azından önlemi sağlanmış olur. Ayrıca adı sanı bilinmeyen ama harikalar yaratan bitkiler vardır ki bunlardan biri de hünnap tır.

C vitamini desteğinin yanı sıra yine üst solunum yollarında özellikle bu dönemde fazlaca yaygın olan öksürük hallerinde balgam söktürücü etkisi olması sebebi ile faydası kayda değerdir. Çörek otu,bağışıklık sisteminde etkili bir başka bitkidir. Eğer soğuk algınlığı ya da halsizlik hissiyatı varsa çörek otu katkısı iyileştirmede yardımcı rol oynayacaktır. Kendimizi şu an halsiz mi hissediyoruz; bir bardak ıhlamur ya da adaçayı içine bir çubuk tarçın, bir çay kaşığı ekinezya hafif kaynatma sonrası bal ya da pekmez katkılı biraz da limon sıkılıp tüketildiğinde deyim yerindeyse vücut zımba gibi olacaktır.

Bu kadar faydalılığın yanı sıra bitki tüketiminin de bir dozu olmalıdır. Hamileler, emziren kadınlar, kronik hastalıkları olanlar; mutlaka doktorlarına danışarak bu bitkileri tüketmeli, dozlarını ayarlamalıdırlar.

Daha fazlası...

Kozmetik ürünlerinizi saklamayın

Sık sık kullanmayı sevdiğiniz kozmetik ürünleriniz, başta makyaj malzemeleriniz, özellikle indirim dönemlerinde evde birkaç adet alıp depolamak için uygun görünebilir. Ancak tıpkı yiyecekler gibi düşünülmesi gereken bu ürünlerin ambalajı açık da kapalı da olsa belli bir kullanım ömürleri vardır ve bu ömrü geçen ürünler cildinize zarar verebilmektedir.

Ömrünü nasıl öğrenebiliriz

 Bir ürünün ömrünü kestirebilmenin en kolay yolu ise sıvı içeriğini düşünmektir, bir krem ya da makyaj malzemesi ne kadar sıvı miktarına sahipse ömrü mikro organizma üremesine o kadar müsait olacağından, o kadar da kısadır. Örnek vermek gerekirse yağ oranı daha fazla olan bir krem, daha yüksek su bazlı ve daha yüksek nemlendirici özelliğe sahip bir ürüne göre daha uzun ömürlü olabilmektedir.

Ayrıca kullanım koşulları da kullanım süresinde önemli olan bu ürünlerde, oda sıcaklığı ve güneş görmeyen bir yerde saklama, en ideal koşullar demektir. Ne yazık ki ömrü sonlanan bir ürünü geri dönüştürmenin bir yolu olmadığı gibi kendinize zarar vermemek için çöpe atmak en mantıklı çözüm olacaktır.kozmetik ürünleri, makyaj malzemesi saklamak, kozmetik ürünü saklamak

Makyaj malzemeleri

Rujların ömrü 2-3 sene olmakla birlikte çok sıcak geçen yaz aylarında rujlar üzerinde kabarcık şeklinde bir görünüm oluşabilir. Bu durum normal olmakla birlikte tam tersi zamanla soğuk havalarda rujlarınızda kuruma meydana gelebilir, bu zamanlarda rujları parlatıcı sürerek canlandırmak mümkün olabilmektedir.

Göz kalemleri likit olduğunda daha kısa ömürlü olmakla birlikte aynı durum likit eye linerlar için de geçerlidir. Kalemlerin dayanıklılık süresi 3 sene olmakla birlikte, uzun süre ambalajı açılmayan kalemlerde kurumalar olabilir.

Kapatıcı ve benzeri ürünler

Açılmadığı takdirde 2-3 sene kadar durabilen fondötenler ve göz altı kapatıcıları dibe çökme ya da üst kısımda yağlanma gibi sorunlar yaşıyorsa çalkalama işlemi ile yeniden homojenize olabilmektedir. Kapatıcı ya da fondöten gibi ürünleri cildinize fırça ya da sünger ile uyguluyorsanız bu yardımcı ürünleri sık sık temizlemeye özen gösterin. Pudra, allık gibi kompalt formda olan ürünler sıkıştırılmış ve suya dayanıklı ürünler olduğu için oldukça uzun ömürlü olabilmekte ve dokusu bozulmadığı sürece kullanılabilmektedir.

Daha fazlası...

Sağlam İddaa Bloglarından Best10 Firmasını Seçin!

Zamanın nasıl geçtiğini anlamayanlara hak veriyorum gerçekten. İddaa çıktığından beri kaç sene olmuş hesaplayınca hiç bir şey anlamamışız onca yıl. Zaten iddaa bloglarına bakınca bunu daha iyi gözlemleme şansımız oluyor. Yaklaşık 15 seneden beri iddaa denen bu oyun ülkemizde faaliyetini gösteriyor. İyi de yapıyor. Bir çok oyuncu kendini burada ispatlama şansı buldu. Öyle bir hal aldı ki bu durum, çoğu kişi her gün iddaa oynayarak ailesini geçindiriyor. Abartmıyorum, gerçekten böyle aileler var. Her ne kadar eşi annesi babası istemese de bunu yaşayanlar var bu ülkede. Çok fazla oynayıp hastalık olmaması için de fren yapmak gerekiyor çoğu zaman. Ayarlamak lazım az ile çoğu. Aslında oynamak da değil, yatırılan miktara dikkat etmek ilk şart. Elinizden yüklü miktarlar çıkıyorsa işte o zaman can acımaya başlıyor. Diğer açıları konuşacak olursak eğer, artık sanal alemde çok daha fazla oynanıyor ve iddaa bayilerine olan talep her geçen dakika azalıyor. Hem internet kullanıcılarının artması hem de iddaa oynama yaşının 18 olması gibi faktörleri eklediğimizde tahminimce 15 sene içerisinde bayilerin kapanması söz konusu olabilir.

Umarım kapanmaz tabi, çünkü oradaki kişiler de para kazanmak için bir sürü prosedürden geçtikten sonra zor kahır açabiliyor ofislerini ama görülen köy kılavuz istemez misali şu andan itibaren düşündüğümüzde iddaa blogları ilk tercih edilen sanal siteler oluyor. Hazır iddaa blogları demişken sizlere bir önerim var. Bizimle aynı konuyu paylaşmış olan ve direkt bu işin üstadı diyebileceğimiz https://www.canliiddaaoyna.org/iddaa-bloglari isimli bir paylaşım mevcut. Buraya da bakmalısınız diye önereyim dedim. Nerede kalmıştık sahi? Şimdi hatırladım. Hem tahmin almak hem yorumlamak için kullanılan bu yerler zaman içerisinde oynatan konumuna geçtiler. Popüler bahislerden tutun da en çok para yatırılan maçlara kadar çeşitli alternatif seçenekleri hizmet olarak ekstradan sunmaya başladılar. Olumlu şeyler tabi bu detaylar. Olabildiğince çok ziyaret ediyorum iddaa blog sitelerini. Bunu yapmamdaki amaç ise oran kontrolü. Hangisinde oranlar fazla verilmiş ise onlara dikkat çevirip kayıt işlemini gerçekleştiriyorum. Sonuçta her iddaa sitesi de mükemmel değil. Mükemmeliği geçtim ancak güvenilirlik önemli bence. Geçenlerde bir tanesini seçtim ve denemek için kayıt olayım dedim. Para yatırdım düşük miktar. Bahsimi oynadım ancak ben oynarken 2.18 olan oran nedense sonradan kazanmış olan kuponumda 2.03 olarak gözüktü. Canlı destek ile iletişime geçip durumu anlattım, maçın oranının sonradan düştüğünü söyledi. Dedim ben oynarken böyle değildi, daha yüksekti diye beyan ettim ancak nafile. Şimdi beni bir daha böyle bir iddaa sitesine sokabilir misiniz? Oynar mıyım bir daha? Tabi ki hayır.

İddaa Blogları, İddaa Blog Maçları, İddaa Blog Siteleri, Sağlam İddaa Blogları, Best10, Best10 iddaa

O yüzden güvenilirlik etkenlerini iyi değerlendirmek lazım. Bunu sadece biz oyuncular değil aynı zamanda oynatma görevini üstlenen yasal, lisanslı firmalar gerçekleştirmelidir. Madem bu kadar detaya iniyoruz direkt isim verme kısmına doğru hızlanalım. Belki de sağlam iddaa blogları arayanlar için en güzel ayrıntıları anlatmış olacağız. Bilmeniz gereken şeylerden bazıları şöyle;

  • Her iddaa blog sitesi yorum veya tahmin yayınlayacak diye bir şey yok.
  • İddaa blog maçları diye yapılan aramaları da görüyorum. Buralarda önünüze çıkan maçları iyi analiz etmelisiniz.
  • Buna ilaveten iddaa oynamak isteyen bir kişi olarak girdiğiniz bloğun size neler kattığına da bakın.
  • Örneğin tek maça para yatırma var mı yok mu buna bakın.
  • Hatta varsa canlı iddaa bültenine göz atın hemen. Bunu yapmamıza yardımcı olan çok az platform var online alemde.

best10 iddaaOnline iddaa siteleri içerisinde en güvendiğim yer ise kesinlikle Best10 iddaa ofisidir. İnternet Türkiye’ye geldiğinden beri tanıdığım ve kalite anlamında tartışmaya girmeyeceğim tek site burası bence. Güvenilir olduğunu ise şöyle anlıyorum; defalarca ödeme aldım. Para çekim seçenekleri çok geniş. Alternatif çok. Bahis seçenekleri de aşırı denebilecek derecede fazla. Oranlar yüksek. Para çekme işlemlerini mobil olarak da yapabiliyorum. Daha ne olsun? Bu gibi sebepleri sıralayıp önüme koyduğumda best10 gerçekten çok büyük işler yapan ve başarı konusunda üstüne tanımayacağım sanal iddaa sitesi. Ben gibi bir çok kişi girip üye oluyor ve oynuyor. Aktif oyuncu sayısı anlık olarak 100.000’i geçiyor. Bu sayı sadece Türkiye’deki oyuncuların sayısı. Anlık diyorum zaten. Genele vurduğumuzda günde 30 milyon kullanıcı aktif oluyor ortalama. Siz de en iyi iddaa bloglarına göz atmak istiyorsanız best10 kazandırıcı bir seçim olacaktır.

Daha fazlası...

Çocuk sevgiyi kimden nasıl öğrenir?

Anne ile çocuk arasında oluşan sevgi ve bağlılık anne doğum yapmadan önce başlamaktadır. Hem toplum tarafından kadına aşılanan çocuğunu doğmadan sevme algısı hem de annenin çocuğu için duyduğu heyecan ile birlikte anne çocuğunu doğmadan sevmeye başlamaktadır. Yeryüzünde olmayan bir canlıyı görmeden sevebilme iç güdüsü sadece annelere özgüdür. Bir annenin çocuğuna karşı duyduğu sevgiyi ve şefkati hiç kimse birbirine duymamaktadır.çocuk sevgisi, anne ve çocuk sevgisi, çocuklara yaklaşım

Çocuğun davranışlarında anne etkisi

Çocukların da dünyaya gözlerini açtıktan sonra annelerinin karşılıksız sevgisi ve şefkati üzerine ilk sevdikleri ve güvendikleri kişiler daima anneleri olmaktadır. Çocuğun büyüme aşamasında da her evrede en çok annesi ile vakit geçirdiği için çocuklar çoğunlukla annelerini taklit etmektedir. Bu nedenle bir annenin çocuğunun yanında söylediği her söz yaptığı her davranış oldukça önemlidir. Çünkü çocuk annesine sonsuz bir sevgi ve güvene sahiptir. Bu nedenle annesinin yaptığı her davranışı doğru kabul etmektedir.

Kısacası çocuğun ileriki yaşlardaki her davranışından anne sorumludur diyebiliriz. Hal böyle olunca annelere oldukça büyük bir görev düşmektedir. Çocuklarını her zaman ahlaklı ve güzel bir şekilde yetiştirmek isteyen anneler de birbirinde farklı şekilde olabilmektedir. Kimi anne aşırı duyarlı iken, kimi anne aniden öfkelenebilme gibi karakterlere sahip olabilmektedir. Çocuklara her davranışınızda tutarlı olmalısınız.

Annenin çocuğuna karşı yaklaşımları

Anne mutlaka çocuğuna erişilebilir olmalıdır. Çocuğun her talebini dikkate alarak değerlendirmelidir. Bu demek değildir ki çocuğunun her dediğini yapsın. Çocuğunun talebini dinleyerek sanki ona bir yetişkinmiş edasıyla cevabınız hayırsa hayır demenizin nedenini açıklamalısınız. Ancak bunu yaparken de oldukça yumuşak ve uysal bir tavırla yapmalısınız. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını yerine getirmelisiniz.

Çocuğunuza her zaman duyarlı ve bir o kadar dinleyici olmalısınız. Çocuğunuzun her sorununu mutlaka dinleyerek ona saygı göstererek sanki bir birey tavrıyla çocuğunuza yaklaşmalısınız. Bir çocuğun ileri dönemlerde yaşadığı psikolojik sorunların nedenleri arasında anne sevgisizliği de oldukça büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle çocuğunuza karşı yapacağınız en önemli şey ona sevginizi göstermek olacaktır. Mutlaka iyi bir iletişim kurarak çocuğunuza sevginizin sonsuzluğunu göstermelisiniz.

Daha fazlası...

Okula Başlayacak Çocuklar İçin Neler Alınmalı?

Yaz tatilinin bitmesine çok kısa bir süre kaldı. Kurban bayramının ardından sonra minikler için okul zili çalmaya başlayacak. Okula henüz başlayacak olan 1.sınıf öğrencileri için geçen yıllarda olduğu gibi alıştırma süreci kapsamında olmak üzere okul zili 1 hafta önceden çalmaya başlayacak. Okula henüz başlayacak olan miniklerin okul ihtiyaçlarını karşılamak üzere şu günlerde birçok aile okul alışverişi yapmaya başladı bile. Peki; minik öğrenciler için okul alışverişi yapılırken neler alınmalı ve nelere dikkat edilmelidir.Okul alışverişi, okula başlama alışverişi, alışveriş

1.sınıf öğrencilerinin ilk okul yılı içerisinde ihtiyaçları olacak şeyleri şöyle sıralayabiliriz. Okul çantası, suluk, kuru boya, kalem, silgi, kalemtıraş, okul kıyafeti, ayakkabı, defter, kalem kutusu, beslenme çantası, pastel boya, resim defteri minik öğrencilerin 1. Sınıfta ihtiyacı olabilecek şeylerdir. Beslenme çantası, sırt çantası, suluk gibi ürünleri alırken iki kat dikkatli olunmalıdır. Sürekli olarak temas halinde olunan ürünler oldukları için bu ürünlerin kanserojen madde içermeyen formüle sahip malzemeden üretilmiş olmasına dikkat edilmelidir.

Beslenme çantası ve sırt çantası alınırken dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise çocuğunuzun vücut yapısına göre olmasıdır. Minyon tipli bir çocuğunuz varsa büyük boyutlara sahip çantalar satın almanız kullanım sırasında sorun çıkartacaktır. Bu sebepten dolayı çanta alırken boyutlarına özen göstermelisiniz. Kuru boya ve kalem alırken dikkat etmeniz gereken nokta ise yumuşak uçlu ürünler almanızdır. Yumuşak uçlu kuru boya ve kalem alırsanız kullanım sırasında uç kırılması daha az olacağından çocuğunuz resim yaparken ve yazı yazarken daha rahat olacaktır.

Okul kıyafeti ve ayakkabı satın alırken de yine çocuğunuzun vücut yapısı önemlidir. Çok dar veya bol okul kıyafeti almanız çocuğunuzun kıyafetleri giydiği sırada rahatsız olmasına sebep olur. Bu nedenden dolayı üzerine tam oturan ya da çok az bir derece büyük kıyafetleri tercih edin. Ayakkabı seçiminde daha da hassas olmanız gerekmektedir. Tüm gün vücudun ağırlığını çeken ayakların rahat etmesi önemlidir. Çocuğunuzun ayakkabı numarası ne ise o numarada ayakkabı almalısınız. Büyük veya küçük ayakkabı almaktan uzak durun.

Daha fazlası...